1  |  2  |  3  |  4  |  5  |  6 |  7 |  8  |  9  |  10  |  11  |  12


  • sergiden haberler

    1  |  2  |  3  |  4  |  5  |  6  |  7  |  8 | 9


  •          

  • NÂZIM ANNESİYLE BULUŞTU

    40 yaşında Paris'e resim okumaya giden gözleri görmediği halde ölümüne dek resim yapan Celile Hanım ile ünlü şair Nâzım Hikmet'in eserlerinden oluşan sergi, ana ile oğulu yıllar sonra ilk kez bir araya getirdi...

    Kültür tarihimizin benzersiz ikilisi... Ressam Celile Hanım ile şair Nâzım Hikmet'in 100. doğum yılında düzenlenen "Celile Hanım-Nâzım Hikmet Portreleri Sergileri", ana ile oğulu yıllar sonra ilk kez aynı çatı altında yan yana getirdi. İlk kadın ressamlarımızdan Nâzım Hikmet'in annesi Celile Hanım'ın eserleri ile ünlü ozanın hapishane yıllarında yaptığı portreler, desenler, defterler ve elişleri şu günlerde Yapı Kredi Kültür Merkezi Kâzım Taşkent Sanat Galerisinde sergileniyor. 40 yaşından sonra 1920'de Paris'e resim okumaya giden gözleri görmediği halde ölümüne kadar resim yapmayı sürdüren Celile Hanım'ın sergide, yağlıboya, desen, pastel ve suluboyaları yer alıyor. Kadın ressamlar kuşağının öncülerinden olan Celile Hanım özellikle "Nü"leriyle tanınıyor.

    Nâzım Hikmet'in ressamlığına gelince... Oğlu Memet Fuat'ın kaleme aldığı "Nâzım Hikmet: Portreler" kitabında, ünlü şairin resim yapmaya annesine özenerek başladığı belirtiliyor... Ve Memet Fuat, Celile Hanım ile Nâzım Hikmet'in resimle ilişkilerini şu sözlerle anlatıyor kitapta:

    "Celile Hanım'ın ressamlığı varlıklı bir kadının oyalanmak için seçtiği bir hobi değil, bir tutkuydu. Ressam olmak için evini barkını dağıtıp Paris'e gittiği söylenirdi. Kadıköy'de oturduğumuz yıllarda, Nâzım, annem, ben arada bir ona giderdik. Odaları yaptığı tablolarla doluydu. Evi tam anlamıyla ressam eviydi. Resimden başka bir şey düşünmediği açıktı... Nâzım'ın resim yaptığı ilk Mithat Paşa Köşkünde otuduğumuz yıllarda görmüştüm. Ama bunlar yağlıboya ya da pastel resimler değildi. Karakalemle mi, ya da yumuşak bir kurşunkalemle mi, bilmiyorum, evdeki herkesin yandan kafalarını çizmişti... Bir de işte kitap okurken kurşunkalemle kapaklara, kapak içlerine, kenar boşluklara çizimler yapardı. Genellikle gemi, yelkenli, çiçek, el, göz çizimleri, korkunç suratlar... Resim yapmaya düşkünlüğü İstanbul Tevkifhanesi'nde başlayıp, Çankırı Cezaevi'nde tam anlamıyla patlak verdi... Cezaevinin içinden görünümler, mahkumların, Pirâye'nin kendisinin portreleri... Sonra Bursa Cezaevi'nde de arada bir yoğunlaşarak sürdü... Cezaevi'nden çıktıktan sonra, Türkiye'de ya da Sovyetler Birliği'nde resim yapıp yapmadığını bilmiyorum."

    Serginin Nâzım Hikmet bölümü, Pirâye Hanım Koleksiyonu'ndan derlenirken, ozanın özellikle hapishane yıllarında yaptığı portreler, desenler, defterler ve elişleri ilk defa sergileniyor. Sergide en büyük ilgiyi ozanın Pirâye için tahtadan oyarak yaptığı kağıt ve kalemlik, yüzük, ceviz oyma tepsi, çeşitli kutular, çantalar ile boncukla yaptığı saatlik, not defterleri çekiyor. Sergiye, Memet Fuat'ın kaleme aldığı bir Nâzım Hikmet kitabı ile, Celile Hanım sergi kataloğu eşlik ediyor... "Celile Hanım-Nâzım Hikmet Portreler Sergileri", Yapı Kredi Kültür Merkezi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi'nde 23 Şubat tarihine kadar görülebilir.

    Tel: 0212 252 47 00


    4.02.2001 TÜRKİYE'DE AKŞAM GAZETESİ
    C@NTEEN+ EKİ